Yapay zeka ile etkileşim

Geçenlerde bir konferansta gerçekleşen ve basında da yer alan röportaj yapay zeka ile ilgili gelinen noktayı göstermesi açısından oldukça önemli. Makinelerin insanlardan en önemli farkı olduğu düşünülen ve hiçbir şekilde makineler tarafından başarılamayacağı düşünülen “hissetme” ve “öngörme” ayrıcalıkları da yine insanlar tarafından makinelere başartılmış durumda.

Hangi alanda faaliyet gösterirse göstersin en kısa zamanda operasyonlarına bu altyapıyı entegre edecek olan firmalar bilgi çağında rakiplerine üstünlük sağlayabilmek adına önemli mesafeler katedecekler.

 

Advertisements

Facebook, deney sırasında yeni bir lisan geliştirdikleri için yapay zeka robotlarını kapatmak zorunda kaldı.

Facebook yetkilileri istenilenin dışında davrandıklarını söyledikleri yapay zeka robotlarını kapatmak zorunda kaldıklarını açıkladı.

Bu durum robotlardan korktuklqrı şeklinde yorumlanınca yetkililer bunu reddetti ve aşağıda linki bulunan habere açıklama getirmek zorunda kaldılar.

Yapay zeka robotlarından yapmaları istenen şey, ürünler hakkında pazarlık etmek ve aymem insan davranıiları göstermeleriydi. Ürünleri çok istmek veya vaz geçmek için zorlanöa gibi duyuları göstermeyi başardıkları söyleniyor. Robotlar Bibunda başarılı oldular fakat aynı zamanda İngilizce nin yeni bir formunu geliştirerek iletişime geçtiler. Bu lisanı veya kodlamayı hiç kimse anlayamadı ve robotları kapatmak zorunda kaldılar.

Yapay zekalarla ilgili deneyler olanca gücüyle devam ediyor ve yakın gelecekte buna benzer gelişmelerle daha çok karşılaşacağımız muhakkak.

https://www.google.com.tr/amp/www.independent.co.uk/life-style/gadgets-and-tech/news/facebook-artificial-intelligence-ai-chatbot-new-language-research-openai-google-a7869706.html%3famp

DNA’ya film yüklenmesi başarıldı.

Yakın bir zamanda hücrelerimizin görsel kayıt cihazları olarak çalışmaya başlayabileceğini biliyor muydunuz?

Hücrelerimizin bizi gözetlemesi ve gelişmeleri kaydetmesi aynı zamanda Sibernetikte (insan iletişiminde) son nokta olacak. Bu gelişme etik ve mahremiyet sorunsalını da mutlaka beraberinde getirecek ve kişisel verilerin muhafazası çok daha fazla önem arz edecektir.

İletişimi tam anlamıyla hücrelerimizde hissedeceğiz. “Selfie”den sonra “cellfilm”mi geliyor?

İnsan sağlığı ve vücut hakkında bilinmeyenler konusunda çığır açacak bir gelişme: Araştırmacılar fotoğrafları piksellerine ayırıp, piksellerin renklerini ve fotoğraftaki yerlerini DNA ile kodladıktan sonra bu DNA’ların bakteri ile bütünleşmesini sağlayarak (doğal bir süreç) saklamayı ve takiben filmi bakterinin genetik kodundan %90 başarı ile geri çağırarak izlemeyi başardılar.

Bu yöntem geliştirilerek vücuttaki hücrelerden “biyolojik hafıza sistemi” oluşturulması ve hücrelerin “moleküler kaydediciler” olarak kullanılması amaçlanıyor. Böylece dışarıdan gözlemlenemeyen (beyinde gerçekleşen olaylar vb) hakkında detaylı bilgiler elde edilebilecek.

https://www.livescience.com/59791-dna-movie.html

Facebook dizi film gösterimine başlayacak.

Apple’dan sonra Facebook’da dizi film gösterimi amaçlı çekimler gerçekleştirmek için Hollywood ile görüşmelere başladı. Hedef kitle olarak 13-34 yaş gruba odasına alan Facebook çok yakında çekimlere başlatmayı planlıyor. Bu çerçevede Hollywood ile izleyici verilerini paylaşmayı kabul ettiği iddia ediliyor. İnternet üzerinden yayıncılığın hızla yayılması önemli oyuncuları birer birer bu içerikleri üretmeye yöneltiyor. 

Bu durum, TV’nin izlenme oranlarını ve dolayısıyla da popülerliğini daha fazla düşüreceği gibi mobil iletişimin cazibesini daha da artıracak bir gelişme olarak dikkat çekiyor.

Rekabette öne çıkmak, fark yaratmak isteyenler için gelecek mobil iletişimde. 

Sosyal medyanın yanlış algı oluşturma tehlikesi.

Sosyal medyanın yanlış algı oluşturma potansiyeline yönelik dikkat çekici bir makale. Otomasyon ve algoritmalardan dolayı sosyal medyadaki bilgilere ve haber akışında ön planda yer alan gündeme olduğu gibi, sorgulamadan inanmak yanlış algı oluşturmamıza neden olmakta. Bu nedenle sosyal medyadaki bilgilere ve gündemlere güvenerek karar vermek pek sağlıklı olmadığı gibi, çoğunlukla yanıltıcı olabilmekte.

Bu durumdan olumsuz etkilenmemek ve doğru kararlar alabilmemiz için eleştirel olmamız ve bilgileri farklı kaynaklardan doğrulatmamız gerekiyor.
How social media filter bubbles and algorithms influence the election

https://www.theguardian.com/technology/2017/may/22/social-media-election-facebook-filter-bubbles

Araştırma sonucu: Instagram en zararlı, Youtube en yararlı sosyal medya platformu…

Gençler için en zararlısı Instagram

4-24 yaş arasında 1.479 genç ile yapılan araştırmada beş popüler sosyal medya platformu arasından en olumsuz etkiye sahip olanlar incelendi. Araştırmaya katılanlara sosyal medya platformlarının etkilerini ölçmek için kaygı, depresyon, yalnızlık, korku ve dış görünüş konuları çerçevesinde sorular soruldu. İnternet üzerinden yapılan araştırmada YouTube, Instagram, Snapchat, Facebook ve Twitter hakkında 14 sağlık ve iyi yaşam sorusu yöneltildi.

Sonuçlara göre en yararlı etkiyi YouTube’un gösterdiği ortaya çıktı. YouTube’un ardından Twitter ve Facebook olumlu etkiye sahip platformlar olarak sıralandı. Snapchat ve Instagram ise en düşük puanı alan platformlar. Instagram’ın sürekli görselliğe dayanan bir platform olması gençlerin ruh sağlığında olumsuz bir etki yarattığı belirtiliyor.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gencler-icin-en-zararlisi-instagram-40463354

Tuzlama logo oldu.

Malumun ilanı. Söylentiler doğru çıktı. Sanal iletişimin gerçeğe tezahürü. Tüm bu olup bitenler PR çalışmasıymış. Ödenen  rakam da doğru ise, 7 milyon TL. Sanal iletişim olmadan bu kadar etki bu kadar kısa zamanda gerçekleştirilebilir miydi? İnternetin ve sosyal medyanın gücüne çok iyi bir örnek.