İlk robot haber spikeri işe başladı.

Şimdi de medya sektöründe bir metal yakalı. Çinde göreve başlayan robot spiker haber sunmaya başladı. Daha birçok sektörde ardı ardına bu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz. Bu değişim sürecini iyi yönetebildiğimiz sürece insalığın gelişimine katkıda bulunacakları, iş ve özel yaşamlarımızı kolaylaştıracakları kesin. Daha önce de söylediğim ve örneklerini önceki yazılarımda verdiğim gibi çiplerin insanlara da takılmasıyla birlikte insanlık, yarı robot olmaya alıştırılmaya başlandı. Tıpkı sosyal medyada paylaştıkça var olacağı umuduyla sürekli paylaşmaya alıştırılarak, paylaşım kültürünün oluşumunun bir aracı haline getirildiği gibi.

Advertisements

Yapay zeka tarafından bestelenen ilk şarkı (yapay sanat eseri)

Yapay zekalar hayatımızı yeniden şekillendirmeye tüm hızlarıyla devam ediyor. Robotların hizmet ettiği otel ve restauranlar mevcut. Ayrıca, robotlar sanat eseri de üretmeye başladı. Geçen sene derslerime de konu olan bu gelişmeyi sizlerle de paylaşmak istedim.

CEO’lara Konfüçyus diyor ki:

Yönettiklerine başkanlık ederken saygınlığı eksik etme ki, ciddi olsunlar; babacan ve şefkatli ol ki, sadık olsunlar; İyiyi teşvik et ve acemiye öğret ki, hevesli olsunlar.

Mükemmel yöneticilik için daha ne denebilir ki…

Şefkat, sadakat, ciaddiyet, disiplin, özveri, verimlilik, hevesli çalışma. Kişisel gelişimin gücü, öğretme ve öğrenme, ait olma hissi ve en önemlisi ve gerçekleştirmesi zor olanı ise, bilgiyi paylaşım.

Kusursuz yöneticilik zor değil. Sadece her şartta prensipleri sahiplenip, uygulayabilmeyi gerektiriyor.

9 yıl sonra sınıflarda hocaların hepsi robot olacak.

Robot çağı kapımızda. Hayatımızı radikal şekilde değiştirecek olan robotlar her yerde placağo gibi sınıflarda da yerlerini alacaklar.

Yeni Zelandada denemesi yapılan robot öğretmen oşdua başarılı olurken, öğrencilerin de ilgisini çekti. Gelecekte her iş dalına adapte edilecek olan robotlar bir meslekte daha başarılı oldu. Tek ve en önemli eksikleri, öğrencilerle sosyal etkileşim. İnsanlığın en önemli değeri olan sosyal etkileşim ve bunu temelindeki duyguların yorumlanmasını sağlayan yüzyüze iletişime sahip çıkarak onu da sanallaştırmayalım. Robotlardan en büyük üstünlüğümüz “şimdilik” bir o kaldı gibi görünüyor.
https://futurism.com/the-byte/digital-teacher-new-zealand-will

Yarı robot olmaya hazır mıyız?

Derslerimde değinmeye çalıştığım konulardan birisi adım adım gerçek oluyor. Deri altına konan çip, cebimizde taşıdığımız birçok kartın yerine geçiyor (Yakında telefonlar için de aynı şey uygulananilir). İsveçte uygulanan yöntemin güvenlik açıkları olmasına rağmen gelişmeler, insanların da robot çağına ayak uydurabilmek ve teknoloji ile daha kolay bir hayat yaşamak için bir noktaya kadar robotlaşmak zorunda olacağını gösteriyor. Günümüzde bir kişinin sosyal medyada hesapları olmasının (yüz yüze iletişimin yerini almışçasına) adeta sosyalleşme gereği olduğu yönünde bir düşünce oluştuğu gibi, pek yakında bu lez de deri altında veya beyninde çipi olmayan insanların da pek çok şeyden mahrum kalacağı, eski insan olarak demode olacağı gerçeği ile karşı karşıyayız. Tüm gelişmelere göre, bu fikre bir an önce alışmamız iyi olacak.
https://futurism.com/sweden-microchip-trend

Bir araştırma sonucu daha: Sosyal medya, odaklanamama ve hiperaktivite yaratıyor.

Stock image of girl lying under a blanket and looking at her smartphone

Durum ciddi…

The Telegraph‘ın haberi: Southern California Üniversitesi araştırmasına göre, sosyal medya platformlarından sürekli gelen bilgilendirmeler, özellikle gençler arasında görülen sosyal medya bağımlılığına bağlı odaklanma ve hiperaktivite sorunlarına neden olabiliyor.  Televizyon gibi internet ve sosyal medyanın da aşırı kullanımının engellenmesi gerekiyor. Gençleri uyarırken bizler de bu ortamların bağımlısı olmamaya – spor yapmak gibi alternatif aktiviteler bularak – çalışmamız gerekiyor. İnternet bağımlılığının ülkemizde de bazı hastanelerde tedavi edildiğini düşünürsek, bu sorun ciddi olarak başta gençler olmaz üzere hepimizi tehdit ediyor.

Önerim: Kendimize ve çocuklarımıza sosyal medya için gün içerisinde belirli saatler belirleyerek bu zararlı alışkanlığın bir nebze de olsa önüne geçebiliriz.

İnsanların duygularını okuyan/taklit eden robotlar

Robotlar tarafından insanların duygularının okunması ve sosyal ortamlarda takındıkları yüz ifadelerinin taklit edilebilmesine ilişkin yapılan çalışmalar hızla devam ediyor. Bunlara örnek olarak Cambridge Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma oldukça dikkat çekici. Amaç, insanların makinelere daha sıcak bakmalarını sağlamak ve bu konudaki algılarını daha olumlu hale getirebilmek.

https://www.mirror.co.uk/news/uk-news/meet-charles-mind-reading-robot-12249320